Organik Madde ve Organik Karbon toprak açısından ve bitki açısından oldukça önemli ve faydalıdır. Zamanla aşırı gübreleme, sulama ve tarımsal üretime bağlı olarak yorulan ve çoraklaşan topraklarda ve kumlu, kurak topraklarda az miktarda bulunur. Organik Madde ve Organik Karbon;
* Toprağın havalanma ve su tutma kapasitesinin artırır (kendi ağırlığının 20 katı kadar).
* Kök ve toprak mikroorganizmalarının gelişimine katkı verir.
*Uygun tohum yatağını hazırlar, toprağın rengini koyulaştırarak daha fazla güneş enerjisinin emilmesini sağlar.
Toprak pH sını düzenler, Suda çözünebilir inorganik gübreleri kök bölgesinde muhafaza eder (depolar) ve bitkinin ihtiyacı oldukça bunları serbest bırakır. Kök civarındaki besinlerin (ve gübrenin) yıkanıp uzaklaşmasını önler. Tüm fazla gübreyi bünyesine alıp yavaş yavaş toprağa verdiği için sürekli verimli bir toprak yapısı sağlar. Bitkinin köklerinde fazla gübrelemekten kaynaklanana zararları önler ve bu nedenlerden dolayı diğer bitki besin elementlerinin kullanımında tasarrufu sağlar.
* Demir (Fe), Mangan (Mn), Çinko (Zn), Bakır (Cu) gibi mikro elementlerin bitki tarafından alınımına ve tuzluluğun düşürülmesine katkı sağlar Azotun (N), Potasyumun (K) bitki tarafından emilimine ve Fosfor (P) dan bitkinin daha fazla yararlanmasına olumlu katkı vereceğinden, bitkide başarılı kök oluşumu sağlar ve aynı zamanda toprağın yapısında da düzelme ve yorulan toprağın yeniden ıslahında da efektif etki gösterir.
* Havalanması ve su tutma kapasitesi artan toprak da bitki kökleri daha çok hacimsel alana sahip olacağından ve bu alana daha kolay yayılacağından besleme ve koruma amaçlı verilen diğer gübre ve ilaçlardan daha çok fayda sağlanacaktır. (bknz:mol,ola,toromol,biomolex)
Humik-Fulvik Asitler
Fulvik Asit Nedir? Hümik Asit Ve Fulvik Asit Arasındaki Fark Nedir? Fulvik Asidin Faydaları Nelerdir?
Toprak organik maddesi; canlı, cansız ya da çürümüş (dekompoze) olan tüm organik maddeleri içeren bir terimdir. Tamamen çürümüş organik yapılar HUMUS olarak adlandırılır. Humus içindeki aktif maddeye HÜMIK MADDELER adı verilir. Hümik maddeleri ise kendi içinde üç temel gruba ayırmak mümkündür. Şekil de görüldüğü gibi Hümik maddeler; Fulvik Asit, Hümik Asit ve Hümin olarak gruplandırılır.
Hümik Asit ve Fülvik Asit Arasındaki Fark Nedir?
Bitkisel ve hayvansal artıkların çürümesi ile fulvik ve hümik asitlerin her ikisi de oluşur. Her iki asit de toprak ve topraktaki mikro organizmalar için yararlıdır. Ancak bu iki önemli molekül arasındaki farklar aşağıdaki gibidir;
Hümik asit, nispeten daha yüksek molekül ağırlığına, koyu renge ve kompleks kimyasal yapıya sahip humik madde fraksiyonudur. Genel olarak asidik koşullarda çözünürlüğü sınırlı, alkali koşullarda ise daha yüksek çözünürlük gösterir. Toprak ortamında başlıca; toprağın fiziksel yapısının iyileştirilmesi, organik madde karakterinin güçlendirilmesi ve katyon değişim kapasitesinin artırılması yönünde etkili olduğu kabul edilmektedir. Ayrıca su tutma kapasitesini artırması, agregat stabilitesini desteklemesi ve özellikle rizosfer bölgesinde besin elementlerinin tutulmasına katkı sağlaması nedeniyle, hümik asit daha çok toprak düzenleyici ve kök gelişim ortamını iyileştirici bir bileşen olarak değerlendirilmektedir.
Fulvik asit ise daha düşük molekül ağırlığına, daha açık renge ve hem asidik hem de alkali koşullarda yüksek çözünürlüğe sahip humik madde fraksiyonudur. Düşük molekül ağırlığı sayesinde toprak çözeltisinde ve bitki dokularında daha yüksek hareket kabiliyeti gösterebildiği bildirilmektedir. Besin elementleriyle kompleks oluşturarak bu elementlerin bitki tarafından alınabilirliğini artırabilmesi, fulvik asidin temel işlevlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Bu nedenle fulvik asit; taşıyıcı, kompleks oluşturucu ve besin elementi alımını kolaylaştırıcı özellikleri bakımından önem taşımaktadır. Özellikle yapraktan uygulamalar ve sıvı formülasyonlar açısından değerlendirildiğinde, yüksek çözünürlüğü ve hareketliliği nedeniyle uygulama avantajı sağlayan bir fraksiyon olarak kabul edilmektedir.
Amino Asitler
Doğal olarak bütün canlıların temel yapıtaşı olan amino asitlerin ve proteinlerin oluşturduğu yapılardır. Amino asitler birleşerek peptid ve polipeptidleri oluşturur, ardından özelliklerine göre birleşerek proteinleri oluştururlar. Özetle hayatın devamlılığı için oldukça önemli yapıtaşlarıdır.
Amino asitler, proteinlerin yapı taşlarıdır. Özellikle bitkiler söz konusu olduğunda, kelimenin tam anlamıyla yaşamın temelidir. Nitrojen, karbon, hidrojen, oksijenden oluşurlar, amino asidin türüne ve özelliğine göre bileşiğin yapısındaki organik yan zincirlerin konumu ve içeriği farklılaşabilir. Direkt besin kaynağı olarak nitelendirilmekten ziyade bir aktivatör olarak nitelendirilmeleri daha doğrudur.
Amino asitler, bitkilerde özellikle olumsuz çevre koşullarında ve enerji gereksiniminin arttığı köklenme, çiçeklenme, meyve tutumu ve meyve büyümesi gibi kritik gelişme dönemlerinde fizyolojik süreçleri destekleyen önemli bileşiklerdir. Düşük nem, yüksek sıcaklık, don ve aşırı su stresi gibi koşullarda bitkinin stres toleransının artmasına katkı sağlayabilir; aynı zamanda bazı besin elementleri ve uygulanan tarımsal girdilerle etkileşime girerek bunların etkinliğini destekleyebilir. Çimlenme, vejetatif gelişme, çiçeklenme ve meyve tutumu üzerinde olumlu etkiler gösterebildikleri; döllenme sürecinde polen canlılığı, polen çimlenmesi ve polen tüpü gelişimi gibi mekanizmalara katkı sağlayabildikleri bildirilmektedir. Bunun yanı sıra amino asitler, bitkide büyüme ve gelişmeyle ilişkili doğal fizyolojik mekanizmaları destekleyerek stomatal faaliyetlerin düzenlenmesine, gaz alışverişinin kontrolüne ve fotosentetik etkinliğin korunmasına yardımcı olabilir. Meyvede şeker ve vitamin düzeyleri üzerinde olumlu etkiler oluşturabilmeleri, protein sentezinde doğrudan rol almaları ve bitki metabolizmasının daha dengeli işlemesine katkı sağlamaları bakımından önem taşırlar. Toprak ortamında ise mikrobiyal aktivitenin artmasına, organik maddenin parçalanma sürecinin hızlanmasına, fosfor başta olmak üzere bazı besin elementlerinin yarayışlılığının yükselmesine ve köklerin besin alım kapasitesinin desteklenmesine katkıda bulunabilirler. Ayrıca bitkinin amino asit sentezi için harcayacağı enerjinin dışarıdan amino asit desteği ile kısmen korunması, bu enerjinin diğer büyüme ve savunma mekanizmalarına yönlendirilmesine olanak sağlayarak genel metabolik performansı olumlu yönde etkileyebilir. (bknz: ultra amino, mdaag, stym 25, ola af 85, stym animal)
Görüldüğü üzere, bitkilerin kökten başlayarak meyve oluşumuna kadar, her süreçte amino asitlerin önemi büyüktür. Özellikler enzimatik hidroliz yöntemi ile elde peptidler bitkilerde çok önemli kullanım alanına sahiptir. (bknz: Stym 25,ola)